27.5.15

Milano'da 2


Milano'ya gittiğimde en çok keyif aldığım iki şey var ;
İlki;
Corso Como caddesi.

Genelde duomo'dan yürüyerek moscova üzerinden geçip ulaşabileceğim bir yürüyüş rotası ile gidiyorum.Önceden Moscova civarında otururken corso como caddesi komşu gibiydi,güzeldi.. 
10 Corso como mağazası da çok keyifli ama ona gitmeden önce uğrayıp içinden 1 saat çıkamayacağınızı garanti edebileceğim bir adres hemen aşağıda fotografta görünen High-Tech.Ev'e dair herşey,harika birçok şey!
Diğeri kesinlikle Sempione parkı.
Her sabah içinden geçerek okula gittiğim günleri hatırlatmasının verdiği tatlı hüzün haricinde harika bir parktır,bi piknik yapmak şart.
Biz marketten atıştırmalık birkaç şey alıp kendimizi attık çimlere..Güzeldir sempione.

Park fakiri canım ülkemden sonra şaşkın ördek misali çimlerde koşturan ben ;








22.5.15

Yüz milyon gülücük!


Hava bir öyle bir böyle ; o bile ne yapacağına kararsızken ben de evden çıkarken binbir şekile giriyorum.

 Dar, ince kumaşlı olan bu pantolonu giyerken istemsizce oluşan 'popo kapatıcı'  birşey giyme isteğim ile t-shirt üstüne yelek giyip çıkmak için havanın fazla serin olması birleşince ortaya böyle bir durum çıktı açıkçası.İtiraf mı itiraf :)

Sadece yelek ile üşüme ihtimalim de yüzde iki yüz olunca ben de bu ara göz bebeğim olan gülen yüzlü ceketimi kaptım hemen.

Yaklaşık iki ay olucak eminönünden armaları alalı ama hala birini kullanabildim.Kararsızlık ne fena şey,aman kararsız olmayın :) 

Biraz ilginç bir yer oldu farkındayım ama içimden ilk geçen yer tam da bu noktaydı; ilk düşündüğümüz şey hep en iyisi oluyor ,deneyin farkı görüceksiniz..


*
Armalarımı eminönünde istanbul aksesuardan aldım,üst katına çıkıp arma sepetinde kaybolun tavsiye ederim,aa bir de haftasonu gitme yanlışına düşmemeye çalışın derim malum eminönü haftasonu bir başka kalabalık.

Buharsız ütü ile ütüleyerek yapıştırdım,yıkandığında dahi çıkmadığını söylediler henüz denemedim.
**
Fotograflar hem telefonla hem de aksamüstü çekildiği için çok iyi değil ama bir an önce paylaşmak istediğim için dayanamadım.



 Jacket,jean:Topshop / Vest:Mango(last season) /Clutch:Mehry Mu / Sunglasses:Persol

21.5.15

Valla hepsini yedim !

Kruvasan diye cümleye başlamak istiyorum , ki başladım da , ama brioche diyince daha bi tatlı gelmiyor mu ? Neyse;

En sevdiğim şeylerden biri olman ile ülkemde hakkını verebilen pek bir yer olmamasının arasındaki uyuma ba yı lı y o rum!
Zira her daim elimin altında olsan bu kadar özel olamayabilirdin benim için,seni daha da güzel yapan bu detay işte.

Ne yaptım ; elbette gözümü italya sınırlarında açtığım günler boyunca kahvemin yanında bana birbirinden güzel kruvasanların eşlik etmesine izin verdim; baştan söyleyeyim ;pişman değilim.
Kimi zaman seçimimi tam bugdaylı'dan yana kullandım  kimi zaman ise marmelatlı! Denge mühim şey ;) (yersek)

Kruvasan-kahve ikilisi için ,çok turistik olmayan civarlar hariç ;gözünüze tatlı gelen herhangi bir yere oturun bence..Princi her içine girdiğimde beni baştan çıkaran,ve stabil tatlarıyla sürpriz yaşamadığım bir zincir olduğundan severim.Milano da kalırken evime de çok yakın bir şubesi olduğundan sık sık giderdim.
Cansunun tavsiyesi ile gittiğimiz Caffe Cimmino'ya da bayıldım!Üstelik duomo'dan yürüme mesafesinde..

Caffe Cimmino :Via Larga,2-Milano
Princi : Ponte Vetero,10 (brera)-Milano


**
Her gün kruvasan mı arkadaş? dediğiniz bir nokta yaşarsanız da adres; California Bakery, şöyle avokadolu yumurtalı bir bagel olabilir,denedim tavsiye ederim.
Ancak kahvaltı için gittiğinizde (biz 12-12.30 gibi gitmiştik) özellikle kahvaltı menüsünü isteyip o menüden sipariş verin çünkü fiyatlar brunch menüsünden sipariş verdiğinizde 6-7 euro değişiyor aynı ürünler için üstelik.. 10 euroluk pancake bruch menüsünde 15 euro oluyor.California bakery oldukça tatlı bir konsepte sahip,kahvaltı olmadı en azından bir tatlı-kahve molası mutlaka verin,yaklaşık 7-8 şubeleri olduğundan birine denk gelmek zor olmuyor:)

California Bakery : Piazza Sant' Eustorgio ve  Corso Como şubeleri favorilerim. -Milano

**
Biancolatte mutlaka uğramanız gereken bir yer,bir kere tatlılar zaten başınızı döndürüyor,dekorasyon ayrı güzel,lezzet başarılı,sunumlar 10 numara denir ya aynen öyle.İster tatlı yiyin ister yemek yiyin öyle tatlı'ya geçin ama mutlaka bi tatlı yiyin farkındaysanız bu konuda ısrarcıyım :)

**

Öğlen ya da akşam yemeği için değerlendirilebilecek güzel bir seçenek Spontini.Orjinal bir iş yapıyorlar bi kere ondan da çok seviyorum. Duomo'nun yakınına yeni bir şube açmış olsalar da orada gördüğünüz spontini gerçek spontini değil,yani gerçek ama modernize hali.Siz en iyisi ,açık olduğu saatleri de dikkate alıp tabi, Via Gaspare Spontini deki spontini'ye gidin.Duomo dan metro ile Lima duragında inmek üzere yola çıkabilirsiniz.

Ben ,pizzasını da seviyorum tabi ama; sadece öğlen çıkan ve hemen biten lazanyasının daha bir hastasıyım.Kapıdan girip ilk göz göze geldiğim garson'a bir 'lasagne' deyişim var ki, ya bitti derse diye böyle hüzünlü bir bakış,görseniz gülersiniz o kadar :)

**

 Akşam yemeğini aperitivo ile geçiştirmeyi çok seviyorum.Hatta italya bende aperitivo demek bile diyebilirim.Yarım kilo bile almadan gelmiş olmamda etkisi bile olabilir. Hem farklı içkiler denemiş hem de kafama göre birşeyler atıştırmış oluyorum.Milano'dan çıkmış olan aperitivo olayı gerçekten burada bir başka.Ne roma ne de floransada bu kadar iyisini görmedim. Saat 6 civarı başlar 10 civarı biter,içkinizi sipariş verirsiniz ve açık büfemsi hazırlanmış olan çeşit çeşit atıştırmalıktan tabağınıza alır ve geceye başlarsınız..Her ne kadar italyanlar yemek öncesi uğruyor gibi anlatılsa da(önceden öyle idi belki) gençler aperitivo'yu akşam yemeği olarak değerlendiriyorlar.İçtiğiniz içkiyi ödüyor ve birşeyler yemiş oluyorsunuz. 'Birşeyler' demişsem de kimi mekanlar neredeyse 20 çeşit farklı tat sunuyor.İçkiler mekanına göre 8 ile 12 euro arası değişiyor.Ama genelde 10.

En sevdiklerim; içkileri başarılı olup lezzetli sunumları olan ;
Navigli kenarında olması ve başarılı içkileri ile Manhattan Navigli
Yguana hemen hiç turistik olmayan,dışarıda oturması keyifli bir yer
Yguana ile köşe köşeye olan La Hora Feliz de benim sevdiğim yerlerden,özellikle içkilerdeki XL seçeneği cezbedici olabiliyor.
Cansu'nun beni götürdüğü Bhangrabar da çok keyifli bir yerdi çok sevdim ve hemen listeme ekledim, Sempione parkının yanında olduğundan giderken ya da dönüşte parkın içinden yürüyüş yaparak geçebilirsiniz.



**
65mq navigli de geçerken rastlayıp masa ve sandalyelerine bayılıp bir türlü yer bulamadığımızdan 3 kez gidip gelip sonunda oturabildiğimiz bir içki molası.Çok sevdik! Hatta snapchat'te kendimden korktugum bir videosu bile vardı;zafer videosu :)


Floransa

Floransa'da çok fazla yer ve mekan deneyemedim kahvaltı için;Robiglio'ya gittik melis'in tavsiye ettiği, cappuccinosu harikaydı.Tam bugdaylı ve marmelatlı kruvasan'a da bayıldım.
Gilli'ye bir daha gidermiyim bilmiyorum çünkü fazla turistik oluşunu artık sevmiyorum.Belki de kendimi floransada turist gibi hissetmediğimden.Tiramisu hakkımı masa da değilde kalkarken almaktan yana kullandım gilli'de, ilginc bir şekilde masaya sipariş edildiğinde geleni değil de diğer 'take away' adı altında aldığımın tadını daha çok seviyorum.Diğeri daha sulu geliyor,pek tiramisu insanı değilim sanırım..
Bu arada dipnot; Gilli'de tiramisu'yu masada oturur keyifle yerseniz 8 euro,bar kısmında ayakta yerseniz yahut paket yaptırır gider iseniz 2 euro ödersiniz.


 **

Akşam yemeği için gittiğimiz Trattoria 13 Gobbi 'nin dekorasyonuna tabaklarına tek kelime bayıldıım!İlk 20 dakikayı etrafı incelemekle geçirdim,hatta snapchat'te paylaşımı abartmış bile olabilirim..Bir de ilk siparişimiz bruschetta tabağından tadar tatmaz melisle aynı anda birbirimize bakıp 'Bu domatesin tadı nasıl böyle güzel?' diye sorduk.Uzun zamandır böyle gerçek bir domates tadı almamıştım,mest oldum.


Yine melis'in beni götürmek istediği ancak ben son hakkımı Gusta pizza'dan yana kullanmak istediğim için gidemediğimiz Trattoria Za'- Za' var ki çok içimde kaldı :)
Üstelik o kadar özleyerek gittiğim Gusta 'nın eski tadı yokken..
Zaza'da bir makarna - tiramisu -sarap kombosu yapmak en kısa zamanda mümkün olsun ,amin.
Bu arada seçimi hep ev şarabından yana yaptık,pişman olmadık..

Sahnede 'o eski halinden eser yok şimdi' gusta pizza;
**

2012'de çektiğim fotograf

 Öğlen acıktığınızda floransa da yapılacak en güzel şey panini,kendi yaptıkları ekmeklerin arasına dilediğiniz ürünleri koydurarak yaptırabileceğiniz ve yanında da bir bardak şarap içebileceğiniz çok keyifli bir öğle menüsü. Hem de 3 euro'ya çok lezzetli bir seçim.
Benim bu noktada favorim,2,5 yıl önce floransada dil okulunda iken sipariş sırası bana gelince panikleyip mozarella'ya mozarello dediğim ,Due Fratellini. Sipariş alan adam çok tatlı ' neee; mozarella benim kız kardeşim' demişti,epey gülmüştük.Ah şu 'o' ve 'a' lar!

Bir diğer seçenek ise All'Antico Vinaio ,ekmek tipi biraz daha farklı,ama vaktiniz varsa ikinci sırada deneyebilirsiniz ;)

**

Ve günde en az iki kez yenmesi gereken şey elbette ;dondurma! Gerçekten yaptım; bir kez yediğim gün aklımda ikincisini yiyememiş olmanın vicdan azabı ile uyudum (abarttı) :)

Sevgili lilamoonlight Aylin'den öğrendiğimize göre Grom'un vanilyasının madagaskar'dan geldiğini öğrendik.Grom her ne kadar zincir bir dondurma markası da olsa kaliteli ve çok lezzetli olduğundan gönül rahatlıgı ile yiyoruz.
Bellamia da seçtiğim iki çeşitten biri olan mint biraz yanlış bir seçim olsa da(naneli sakızı dondurmuslar gibi düşünün) mascarpone'lu olan başarılıydı.

La Carraia

Neri de çilek ve cookie'si ile kalbimi çalmıştı zamanında,listemde vardır hep(nasıl panikle yediysem fotografı yok)

En kalbimden yaralayanı ise La Carraia; yogurtlu/nutellalı olanından şu an'a kadar benzerini yemediğim tatdaki antep fıstığına kadar ; bambaşka.Adını hemen başında bulunduğu köprüden alan bu dondurmacının özellikle bu şubesine gidin ve ardından Arno nehrine karsı dondurmanın tadını çıkarın.
Şans mı sanssızlık mı tam türkiye döneceğim günden önce regl ! Ve hani o bastıran tatlı isteği,garip ruh hali vs ; işte o anlarda çikolatalı,3 farklı çeşit dondurma ile dolu olan külahım ve ben arno kıyısında oturuyorduk....Şey ışınlanma daha yoktu di mi?

Şu an'a kadar ki en yemek odaklı seyahatimdi.Regl öncesi bastıran o yeme isteği,tatlı krizleri filan hep italya sınırları içindeydi.Tanrım ne şanstı ama! :)

18.5.15

Como'da plank yapmadım demem

Sırada pazar gününü değerlendirmek,göl kenarında yürümek,ara sokaklarında kaybolmak,huzur bulmak için gidip ; çokça yürüdüğüm,hatta plank bile yaptığım,evlerinden birine taşınmak istediğim,soğuk kahve sezonunu açtığım,gerek alnım gerek omuzlarımı farkında olmadan yaktığım,bikinileri ile güneşlenenleri azıcık kıskanıp,muhteşem çiçekli bahçelere sahip evlerin her birine hayran olduğum bir gün geçirdim.

Giderken tamamen spor amaçlı parçalar seçtim ama içime bikini giysem çok yerinde bir hareket olurmuş,zira üzerimdekiler biraz kalın geldi düşünün öyle bir sıcak

 Benim Como'm ;





 Karşımıza bir türk çift çıktı elbette;Sempione parkında da yine türk bir çiftin düğününe denk gelmiştik 2,5 yıl önce.Çekiyoruz galiba 




Mola hakkımızı  Bar Mariett de Shakerato içerek kullandık,şiddetle tavsiye;zira turistik yoğunluktan uzaklaşıp tam tatlı italyan havasına sahip bir yer




 Bu kareyi nasıl yakalamışız bilmiyorum çünkü cansu fotograf çekmeye çalışırken ben dansediyordum,hangi şarkıyı söylediğimi hatırlamıyorum ama çok keyifli olduğumu anımsıyorum

Plank yaptım derken şaka değildi,herhalde en keyifli yer bunun için..


 Ciddiyetimi kaybettiğim dakika;





O sırada (pazar elbette) kapalı olan bir berber'in tabelası :)