24.12.14

Kürk mü ?

 Bi kot bi tisort bugün kürkleri mercek altına alınca benim de aklıma Pull&Bear'da rengine vurulduğum bi mavi kürk geldi.
Yalan.Aslında hala aklımın bir köşesinde.
Rengi ve tüyleri pek sevimliydi, gidip bir tanışın derim :)

22.12.14

Noel Baba'ya notlar

-Acne Adriana ; size ba yı lı yo rum! Sevgiler..


Yeni yıl'dan asıl beklentilerim parayla satın alınabilecek şeyler değil.

Mesela karın kasını satın alamayız. 
Huzuru da ne yazık ki.
Para karşılığı dostta edinemeyiz.
Sevemeyiz,sevilemeyiz,gözlerimizden yaşlar akana kadar gülüp eğlenemeyiz.

Ama geleneği bozmamalıyım dedim (yalan,en sevdiğim şeydir) ve minik(!) maddiyata dayalı bir liste hazırladım.
Geçtiğimiz yılki listeye baktığımda birçoğu gerçekleşmiş demek ki oldukça realist davranıyorum wishlist hazırlarken :)

Bu yıl gümüş renge özellikle takılmış durumdayım,yukarıda ve aşağıda net biçimde gördüm.


-Alexander Wang:Adam ne yapsa beğeniyorum elimde değil.Yeni bir model değilsin ama metalik renklerle bambaşka görünüyorsun!



-Harflerin desenleri de çok güzel ama ben özellikle kupanın şu formu ve boyutuna bayılıyorum! Anthropologie Mug.


-Çok ideal bir hediye de olabilir aslında :) Para da hafif yükte ağır tipte bayılınası ..






-Nike Air Huarache modeli oluyor kendisi ,bir süredir izlemedeyim ,bildiğim kadarıyla türkiyede yok. Gümüş rengi de var,çokta güzel ama nasılsa bunu daha bir sevdim.



-Mutfakta beraber çok güzel işler yapacağımıza inanıyorum ama seni bulamıyorum.Momiji cookie beni bul :)




 -İpek Irgıt tarafından New york'ta hayata geçen bikini markası  'Kiini' tam bir arzu nesnesi,en azından benim için öyle.Planladığım gibi giderse karın kaslarıma çok yakışıcak.Yaza kadar benim olmalı diye düşünüyorum, tabii bir sürpriz olup; hayat beni tropik bir bölgeye doğru sürüklerse ocak olur şubat olur yine giyerim sorun çıkarmam :) (hayaller tropik)



İyi ki maddi beklentim yok dedim?


19.12.14

- 2 yumurta



Evet birçok tarif böyle başlıyor, 2 yumurta.. 
Gerisi beslenme şeklinize göre değişebiliyor, beyaz un oluyor ,tam buğday unu oluyor yahut yulafı blender'da ezip un yerine vs. vs. vs. 
Mutfakla ilişkim var bir süredir. Ne ara oldu bilmiyorum.
 Terapi gibi geliyor.Birşeyler deneyip güzel sonuçlar almak çok keyif veriyor.
Denemeler hep tatlı üzerine..Ama şekersiz.

Kendimi çok gelistirdim :)
Hatta kendi kekimi yaptım adını da 'Ecem kek' koydum :)
Belki bir gün tarifini veririm..

Bu pancake'ler yenilebilecek en güzellerinden benim için ; öncelikle ben yaptım ,damyskitchen*'dan tüyo'lar aldım, üzerine roma'dan getirdiğim mozarella ile ananemin yaptığı dut reçelini koydum ve yeryüzündeki cenneti keşfetmiş oldum :)



*Dünya tatlısı ve yeteneklisi.İnstagram'dan takip ediyordum ki şimdi o harika tarifler için bir de blog açtı.Üstelik herşeyi sağlıklı ve kalorisiz hali ile yapıyor,en son bir sufle tarifi var ki..Düşünün kalorisiz sufle bile yapıyor :)

16.12.14

Pijapan



Evet düşündüm düşündüm ve bu ismi buldum. Tamam çok düşünmedim :) Ama cuk oturdu bence ,sevimli oldu.

İmkan olsa ceketler, montlar omuzumda yaşarım. 

Aklımda planımda olmayan bir cift ayakkabı.  Bunları niye aldım,giyer miyim bilemiyorum.Ama bu pijapan'ımla sanki yakıştılar ?

İç tarafından yırtmacı olan şeyler beni neden bu kadar baştan çıkarıyor ?

Neyse çok dağıttım.

Blog yazmak'tan bir dönem çok sıkıldım,çünkü ,birçok kişinin bana katılacağını düşünüyorum ki, ;işler çığırından çıktı.Reklamlar,takipçi satın almalar,hediye çekilişleri,olayı fazla ciddi almalar.Neredeyse araba hediye edecekler diye düşünmeye başlamıştım,işin renginin değiştiğini gördüm ve ben uzaklaştım.Tanıyanlar bilir çok çabuk soğurum :)

Ancak sonradan keyif amacıyla çıkarsızca yazılan ne kadar az blog kaldı dedim ve geri geldim.
Çok tatlı insanlar tanıdım blog'um sayesinde daha da buluşamadıklarım varken neden dedim,yoldan döndüm.







Jumper - Pant - Jacket :Zara 
 Flats :Mango
Bag : Alexander Wang

8.12.14

Kurabiye yaptım,kahve ?


 Fotoğraftaki herşey aralık temasına uygunsa başlayabiliriz.

Uyumu pek sevmem söylemiş miydim? Evet muhtelemen.Hep söylerim çünkü.
Mesela ayakkabıyla çantanın aynı olduğu outfit'ler de*  çok güldürür beni. 300-500 kişilik türk düğünlerinde sıkça karşılaştığımız manzara.(sık mı dedim?)

Bazen insanlar kasıtlı yaptığımı bile düşünüyor olabilirler gibi geliyor*  ama olmadığınız gibi biri olmaya çalışırsanız zaten tökezlersiniz.Farklı olsun dikkat çeksin diye birşey giymem ,kullanmam ben.Seviyorsam giyerim,dinlerim,yerim,içerim,giderim.Bu herkeste olan birşey de olabilir kimi zaman,ya da hiç talep görmeyen.

Düğünleri antipatik bulurum.
Tektaş'tan hoşlanmam.
Gelinlik sevmem.
Normal mi değil bence de ama napiyim ben de böyle olmuşum,yadırgamayalım.

Bir de bunların hayalini kuruyormuşsun muamelesi yapan toplum bireylerinden de pek haz etmem.(mesaj)





( *outfit: kombin kelimesini sevmiyorum onu kullanıcağıma bunu tercih ederim o derece )

( hayatta umrumda olan en son şey insanların ne düşündüğüdür ,deneyin farkı görüceksiniz )

Gidelim mi ?



Pasaportum elimde bekliyorum.

Pasaport kılıfımı los angeles'tan almıştım,ah La ...
Hayır bir amerika hayranı değilim.Ama organik marketlerine ve xl cupcake'lerine ba yı lı yo rum!
İnsanların birbirine insan gibi davrandığı ve insan hayatının değerli olduğu herhangi bir yer istiyorum sadece.

Fazla kaos'a da gelemiyorum o yüzden çok büyük bir şehir de olmamalı.
Aslında kendime bir ada alıp orada yaşamak istiyorum ama ,kısmet :)

Amerika yahut avrupanın komşuluk ilişkileri pek türklere uymuyor,neymiş 'Yan evlerinde oturanı bile tanımıyorlarmıs' ,yani diyorlar ki tanımadan etmeden nasıl dedikodularını yapalım.Ah! 

Neden kendi evimizin içinden çok dışarısı ile ilgiliyiz?  Ya da biz değil de işte ilgili olanlar? Hayatları mı çok sıkıcı ,yoksa niyetleri mi kötü ?

Yukarıdaki sebeplerden ötürü sınır dışında yaşanan komşuluk ilişkileri ülkem tarafından tasvip edilmiyor.

Bana dönersek ; ülkenin durumu malum . Söylenecek şey çok ,ancak gidişatın kötü olduğunu kendime hatırlatmaktan başka bir yararı olmaz yazmamın.

Siz siz olun trafikte yahut market sırasında saygıyı sevgiyi elden bırakmayın ,yerlere de çöp atmazsanız süper olur  :) 

İşe bunlarla başlayabiliriz sanırım ? 




6.12.14

Wang


Çanta şu tüketim çılgınlığımın içinde bambaşka bir yere sahip. 
Ama Alexander Wang söz konusu olunca iş daha da değişiyor.Mesela az önce indirime girmiş bir modelini almadığım için biliyorum ki uzun bir süre içim içimi yiyecek :)
Neyse ne diyordum ; ah çanta ve wang. H&M ile yaptıkları iş birliği merak konusuydu bir wang-sever olarak benim için de elbet. 

Geçtiğimiz yıllardaki H&M kampanyaları için 'hayatta gidip sıraya filan girmem' derken ben, ne öğreniyoruz ;büyük konuşmamayı elbet:)

O sabah özlem'den aldığım tüyo ile 7.30da sırada olup içeri ilk girenlerden olup çantayı almaktı tek isteğim.Gerçekten başka bir şeyde gözüm yoktu.Sadece çantayı almak ve çıkmak.

7.30 da değilde 9.30ta istinye h&m'in kapısındaydım. Unisex ürünlerin de bulunduğu erkek reyonuna sıra sistemi olmadan kapılar açılır açılmaz giriş yapılınca; hoooop 10 dk demeden raflar boşaldı. İnsanların o hali ise gerçekten görülmeye değerdi,nereden biliyorum aralarındaydım sonuçta; ama kapışmaya dahil değildim,şöyle ki ; çantaların hepsi rafta dahi göremeden tükenince kenara çekilip insanları seyrettim ,göz kapaklarım muhtemelen normal kullanım boyutundan 3 kat filan daha açıktı,çünkü tarifi yok ,seneye gidin görün. Londra İstanbul Arası'nında yazdığı gibi,modanın meslek anlamında içinde iseniz mutlaka tecrübe edilmesi gereken bir durum. 

Ben kenarda ellerim bomboş kalınca ;karşımda rus olduğunu tahmin ettiğim beyaz tenli iki kadın iki alışveriş çantasını ağzına kadar doldurmuş bi kenarda durup içinden çıkarıp tek tek alıp almayacaklarına karar veriyorlar derken elinde sırt çantası belirdi! Ve almaktan vazgeçip önündeki çocuğa uzatıp 'almak ister misin ? ' dedi.Arkadan elimi 'been' diye uzatana kadar çocuk aldı .Ama ilginçtir ; o da kararsızdı .Kendi aralarında alsak mı almasak mı diye konuşurlarken çocuk vazgeçip 'Satıyoorum ! ' diye ortaya seslendi .Ve artık bu basiretsizliğime ne deriz hep beraber bilemiyorum ama ben yanından seslenene kadar yabancı bir kız aldı eline çantayı .... 'Ah naaptın ' dedim çocuğa, 'keşke önce söyleseydin' dedi,sonra 'bekle ' deyip kızdan çantayı ,sen yanlıs anladın ben vermiyorum gibisinden geri alıp bana verdi. Kız yabancı olmasaydı ben çantayı rüyamda görürdüm onun da farkındayım:)
Tekrar teşekkür ederim esmer çocuk :)

Çanta benim onu istediğimden daha çok istedi beni sanırım :))

Ve herşeyden güzeli ise bu parçanın bir hikayesi olması,gidip parayı vermek almak çıkmak değildi,hikayesi olan herşey daha güzel.

Los angeles'ta antika pazarından aldığım broşlar gibi mesela;bana o günü oradaki insanlarla aramda geçen diyaloğu hatırlatır hep.Hikayesi olan herşey çok daha özel.

Bu arada ben koleksiyonu da temayı da çok sevdim,A.Wang'e ciddi sempati besliyorum ama sebebi bu değil, gerçekten her detayı oldukça özenle çalışılmış bir koleksiyondu..

Sadece çantayı alıp çıktım mı ne yazık ki hayır :)

5.12.14

Kırmızı mı ?


Önce hoşuma gider, daha saat dolmadan olmadı der çıkarırım üzerimden (yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğraf arasındaki fark ) ,içime sinmeyen birşey olur.Yahut en önemlisi içinde rahat edemem.Evet birşey giyerken/kullanırken en önemlisi içinde rahat olabilmem.

Renk olarak sevmekle beraber iddiali bulduğum renk;kırmızı.
Küçükken sebebini bilmediğim bir şekilde en sevdiğim renk Sarı idi . Acaba güneşi filan mı çağrıştırırdı bana bilmiyorum.Ama önce sarı boyalarım biterdi :)
Bu aralar kırmızı'ya alışma turları atıyorum desem yeri.İlk aldığım kırmızı üst olabilir bu ,öncesinde hatırlamıyorum bu kadar canlı bir kırmızı.
Bir de kırmızı ruj filan deniyorum arada,tenim beyaz olduğundan sanki kırmızı bende daha da bir patlıyor gibi.. Kırmızı ruj dediysem de ruju sürüyorum çıkıyorum değil tabi, hafifçe sürüp peçeteyi 3-4 kez öpüyorum :)

Ve dipnot ; çantanın hikayesi bir sonraki postta detaylandırıldı.Adına özel bir post hazırladım :)


Leather pant-Jumper : Zara / Fur Vest :Twist / Boots :Topshop


3.12.14

Kısacık


Bir zamanlar leoparlı, şirin görünüşlü loafer'ların 39 numara ayaklarını haşat ettiği bir kız varmış,milano'da imiş o sıralar. 
Havasının soğukluğuna,internet sıkıntısına söylenir durur ama spontinide lazanyasını yedi mi,
okul sonrası arkadasıyla cupcake'cinin yolunu tuttu mu hepsini unuturmuş. 
Bir de minik bir evi varmış kocaman avlusu ve yeşil pervazlı pencereleri olan bir apartmanda.
Her pazar pek güzel kahvaltılar hazırlarmış kendisine.
Haftasonlarından birinde muhteşem ev ürünlerinin olduğu mağaza'ya gidip yorulunca
 mağazanın önündeki bir banka oturmuş ve bu kareyi çekmiş :)
2013 / NİSAN

2.12.14

Ben mi o ?



Bazı şeylerin ,hatta bazıyı geri aldım ,neredeyse herşeyin kafama dank etmesi uzun zamanımı aldı.Ama hala karakteri oturmamış kaaç yaşlarında koca koca insanlar görünce aslında çokta geç değil diye düşünmüyor da değilim.Neyse dağıttım yine.

Nerede kaldım ,evet: ben ki hemen mutsuz olan, ben ki bir türlü tatmin olmayan ,ben ki sahip olduklarının (birçoğunun) değerini bilmeyen ;kendimi değiştirdim.Ne kadar yanlış düşündüğümü ne kadar önemli şeylere sahip olduğumu yeni yeni anladım.

Hayatta herşey istediğimiz gibi gitmiyor evet, ama bir türlü gerçekleşmeyen o şeylere öyle takılıp kalıyoruz ki ,sahip olduklarımızla bir türlü mutlu olamıyoruz çünkü onları görmüyoruz bile. 
Bi denemek ister misiniz ? 


Superga shoes / Zara short  

1.12.14

Ve Aralık

 Ve ayların en güzellerinden Aralık! 

Sağlığımızın yerinde olduğu ,sevdiklerimizle olduğumuz her ay güzel olsa da ; Aralık o kırmızı ve yeşil süsleri,ışıl ışıl çam ağaçları ile diğerlerinden bi tık daha öne geçiyor gibi..
Odamdan ve bu ara başından kalkmadığım masam'dan detaylar , hala okuyan var mı blogu bilmiyorum ama :) 
Hayatta ne yaşarsak yaşayalım,hangi koşullarda olursak olalım dürüst isek hala umut vardır.Özünüzü yitirmeyin,koşullar ne olursa olsun sizi değiştirmelerine asla izin vermeyin.
Müdürünüzün gözüne girmek için solcuyken sağcı olmayın mesela(yaşandı),inandığınız ne ise peşinden gidin, iş hayatı böyle deyip yalan söylemeyin,dünya böyle böyle kirleniyor,kirletmeyin, kirletmelerine izin de vermeyin. 

Robotlaşmayın.
Keyif alın.
Nefes alın.
Gerçek mutluluğu bulun.
Herkesin mutlu olmak için bir sebebi var.

yine gelicem :)